Hacıllı Doğa Yürüyüşü

Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine doğa yürüyüşü için Ağva-Hacıllı köyüne gitmeye karar verdik. Eşimin isteğine uyarak motosiklet yerine araba ile yola çıktık. Orman yolundan Ağva’ya giderken Hacıllı Köyü tabelasına saparak gidiliyor. Hacıllı köyü Camisinin yanından yokuş aşağı inilerek dere kenarına ulaşılıyor. Buradan yürüyüşe geçiliyor.  İstanbul’a yaklaşık 100km. uzaklıkta. Bozulmamış bir tabiat ve temiz hava ile karşılaşıyorsunuz. Doğa yürüyüşü, kaya tırmanışı ve mağaracılık gibi cazip etkinlik olanakları var. Yürüyüş yolunun sonunda şelale ve gölet var. Devam edince bir şelale ve gölet daha var. Burada 7-8m. ip yardımıyla tırmanarak bir mağara girişine ulaşıyorsunuz. Önce pek ilgi göstermedim. Daha sonra bir genç iple tırmanırken onu izledim. Sadece ipe asılarak çıkmaya çalışıyordu. “Öyle olmaz” demeye kalmadan ip elinden kaydı ve suyun içine düştü. Genç olmasam da tecrübenin daha değerli olduğunu göstermeye karar verdim. İpten sadece destek alarak kayaya tutunarak mağara girişine kolayca çıktım. Mağara girişi bir insanın rahatlıkla gireceği kadar vardı. Klima gibi soğuk hava üflüyordu. Mağara zemininden su geliyordu. Bu mağaranın 150-200m derinliğe sahip olduğunu öğrenmiştim. Karanlık mağarada ilerlemek için en azından fener olması gerekiyordu. Bu nedenle mağara keşfini bir sonraki geziye bırakıp aşağıya indim. Dönüşte köy yolunda otostop yapan birini arabaya aldım. Adam para isteyince arabaya almakla yanlış yaptığımı anladım. Şizofreni hastası olduğunu falan söyleyerek korkutmaya da çalıştı. Kendisini kibarca arabadan indirerek yoluma devam ettim. Demek ki neymiş? Hacıllı yakınlarında arabaya otostopçu alınmayacakmış 🙂

Yukarıda anlattığım mağarayı daha önce keşfedenler görüntülerini yayınlamışlar. Daha fazla ışık kullanarak çok güzel görüntülenebilir diye düşünüyorum.

Hacıllı’ya ikinci tur: Hedef Gürlek Mağarası.

İlk gezimizde Gürlek mağarasının ağzına kadar tırmanmıştım. Mağaralara özel bir ilgim olduğu için keşfetmeyi zihnimin bir köşesine not etmiştim. İlk geziden yaklaşık bir yıl geçmişti. Eşim her hafta sonu olduğu gibi gezmek istiyordu. Ben pek istekli değildim. 

– “Sen de Hacıllı’daki mağaraya girerdin”

deyince bir anda ikna oldum. Zayıf yerimden yakalamıştı. Mağara keşfi için fener, action kamera vs. alıp yola çıktık. Yanıma led fenerin yanı sıra büyük ve kuvvetli bir fener daha aldım. Eşim, “ben mağaraya girmem. Seni dışarıda beklerim”  diyordu. Gürlek mağarasının tarihi hikayesi var. Doğu Roma İmparatoru Diokletianus zamanında (284-305) Şile ve civar köylerindeki ilk Hıristiyanlardan yakalananlar buradaki mağaralara hapsedilmiş. Gürlek mağarasında insan kalıntıları bulunmuş olması bu tezi destekliyor. Hacıllı köyüne vardıktan sonra dere kenarına kadar arabayla gittik. Dere kenarına park ettikten sonra eşimi arabadan indirebilmek için etraftaki köpekleri uzaklaştırmak gerekti. Dere üzerindeki tahta köprüden geçerek şelaleler yönünde ilerlemeye başladık. Burada bir köpekle karşılaştık. Eşim kovmamı istedi. Fakat köpek kovucuya rağmen gitmiyordu. Köpek kovucu onu rahatsız ediyordu. Fakat dişini sıkıp dayanıyordu. Agresif bir davranışı yoktu. Anladığım kadarıyla şelaleler ve mağara yolunda bizimle gelmek istiyordu. Eşimi bir zararı olmayacağına ikna ettim. Yola devam ettik. Köpek bazen arkamızda, bazen de önümüzde bizle beraber ilerliyordu. Kaybolma denemelerimizin her birinde köpek bizi bulmuştu. Bizi bırakmayacaktı. Bu durum son derece hoşuma gitmişti. Doğa yürüyüşü yapan gruplar köpeği rehberlik rolü üstlenmeye alıştırmıştı herhalde. Fakat, eşim tedirgin oluyordu.  Birinci şelaleyi geçtikten sonra ikinci şelaleye çıkmak için bir kaç tane büyük kayayı geçmek gerekiyor. Tam en son kayayı geçerken kayanın üzerine serilmiş dinlenen yeşil renkli bir yılan gördüm. Bunu eşime söylemesem olmazdı. Yanından geçerken yılanı görürse kıyameti koparırdı. Eşime kayanın üzerinde yılan olduğunu söyledim. Tereddütsüz geri dönüş kararı verdi. Yanından rahatsız etmeden sorunsuzca geçebileceğimize ikna etmem mümkün değildi. Köpek ve yılanların arkadaşlığında benim mağara keşfi yapmamı bekleyemeyecekti. Çaresiz dönüşe geçtik. Yılan ise hiç istifini bozmamıştı. Dört ayaklı rehberimiz dönüş yolunda da bizi bırakmadı. Arabayı bıraktığımız yere döndüğümüzde bir çiftle karşılaştık. Şelale tırmanışı hakkında bilgi verdik. Dört ayaklı rehber onları şelaleye çıkarmaya hazırdı. Bir gün mutlaka bu mağarayı göreceğim diye düşünüyordum. Epey zaman sonra Gürlek Mağarasının amatör keşifçilere önerilmediğini ve tehlikeli olduğunu okudum. Yılanla karşılaşıp dönmemiz iyi olmuştu. Bu gezinin fotoğraf ve filmlerini ne yazık ki kaybettim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s